Bir yolculuk düşünün, daha ilk anda aklınıza takılan, “Acaba nasıl bir yer?” diye içinizde hafif bir kıpırtı bırakan… Sukotay böyle bir yer. Adını duyar duymaz insanın zihninde küçük bir merak kapısı aralanıyor.
Çok anlatılan, çok göz önünde olan destinasyonlardan değil; biraz daha saklı, biraz daha kendi halinde. Belki de bu yüzden cazibesi artıyor. Baharın sonlarına doğru planlanan kısa bir kaçamak fikri kulağınıza nasıl geliyor, hiç düşündünüz mü?
Sukotay’a vardığınızda ilk fark edeceğiniz şey, acele etmeyen bir atmosfer var. Sanki şehir kendi ritmini size dayatmaz, aksine sizi kendi akışına davet eder. Sokaklarda yürürken zamanın ağır ağır ilerlediğini hissedersiniz. Hani bazı yerler vardır, daha adım atar atmaz içinizi ısıtır, burası da tam öyle. Kalabalığın uğultusundan uzak, daha sakin bir deneyim arayanlar için biçilmiş kaftan.
Ulaşım kısmı gözünüzde büyümesin. İstanbul çıkışlı, aktarmalı uçuşlarla rahatlıkla ulaşılabilen bir rota. Yolculuk sırasında verilen kısa molalar, aslında zihni hazırlayan küçük geçişler gibi. Bir bakmışsınız, alıştığınız manzaralar geride kalmış, bambaşka bir dünyaya adım atmışsınız. Dönüşte de aynı şekilde planlı bir seyahatle yeniden günlük hayata dönmek mümkün. Yani işin lojistik tarafı düşündüğünüz kadar karmaşık değil.
Sukotay’da yapılacak şeyleri uzun uzun listelemeye gerek yok. Çünkü burası yapılacaklar listesinden çok hissedilecek anlarla dolu. Sabahın erken saatlerinde dışarı çıkıp sessizliği dinlemek mesela… Ya da gün batımında gökyüzünün renk değişimini izlemek. Basit gibi durur ama insanın içine dokunan anlar tam da bunlar. “Az ama öz” derler ya, işte tam karşılığı.
Bir de şu tarafı var, Sukotay insanı kendine döndürüyor. Günlük telaşın içinde çoğu zaman fark etmediğimiz şeyleri burada daha net görürsünüz. Telefonu bir kenara bırakıp etrafa bakmak istersiniz. Hatta bir an durup “Ben neden buraya daha önce gelmedim?” diye sormanız çok olası. Çünkü burası sadece gezilecek bir yer değil, aynı zamanda içsel bir mola gibi.
Sukotay, klasik tatil anlayışının dışına çıkan, ama bu yönüyle hafızada yer eden bir rota. Çok konuşulmaz, çok öne çıkarılmaz; fakat gidenin aklında iz bırakır. Bazen en güzel deneyimler, en az beklediklerimiz olur. Sukotay da bu tanıma oldukça yakın duruyor.
Eğer siz de kısa ama anlamlı bir kaçamak arıyorsanız, bahar döneminde planlanan bu tür bir yolculuk iyi bir seçenek olabilir. Hayatın temposu bazen insanı yorar, kabul edelim. Böyle anlarda biraz geri çekilmek, nefes almak gerekir. Sukotay ise tam da bu ihtiyaca karşılık veren bir durak gibi. Gitmeye karar vermek zor değil, asıl mesele o ilk adımı atmak.
